MART BULTENI haberinin gerçek görüntüsü.

2019-09-27 11:00
Bu Bültenimizde;
ÇANAKKALE ZAFERİ
Bu ay; Türk vatanı ve milletinin ebedi bekçisi Türk Ordusunun milleti ile birlikte Çanakkale’de gösterdiği Kahramanlığı bir kez daha yaşamanın haklı gururunu duyuyoruz.
Yavrusunu, eşini geride bırakıp, anasının mübarek elini öpüp, istiklal ve Vatan mücadelesini veren askerlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.
Bundan104 yıl önce düşmanın çok üstün sayı ve modern silahlarına insanüstü cesaret ve imanla karşı koyan ve “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” diye haykıran şehit ve gazilerimiz, Türk gücüne karşı durulamayacağını bir kez daha bütün dünyaya göstermişlerdir.
Avrupalısı, Afrikalısı, Avustralyalısı ve Yeni Zelandalısı ile yedi düvele karşı dövüşen Mehmetçik, Çanakkale Boğazını geçerek Türk vatanını işgal etmek isteyen düşmanı vatan sevgisi ve ruh kudreti ile durdurmayı başarmıştır.
Dünya tarihinde, bu kadar küçük bir toprak parçasının böylesine kanla yoğrulduğu ve destanlaştığı bir harp görülmemiştir.
Düşman donanmasıyla Çanakkale ve Gelibolu’yu bombalamaya başladığı 19 Şubat 1915 gününden itibaren sekiz buçuk ay süren Çanakkale savaşlarında Türk Ordusu Seddülbahir’de, Arıburnu’nda, Kabak Tepe’de, Kumkale’de ve Anafartalar’da akıllara durgunluk veren ve bütün cihanı hayran bırakan bir savunma gücü göstererek, her Türk ocağına bir şehit şerefi bahşetmiştir.
Mehmetçik Gelibolu Yarımadası’nın her karış toprağını kanıyla yoğururken, bu alana dökülen Türk kanı, kilometrekareye 15 tonu bulmuş, iki yüz elli bine yakın şehit vermiştir. Akan Türk kanı Gelibolu’nun coğrafi adlarını Kanlı Tepe, Kanlı Sırt ve Kanlı Dere olarak değiştirerek Harp tarihinde yeni bir sayfa açmıştır.
Bu yiğitlik destanı, bomba sırtlarında şahikaya ulaşmış, İlk siperlerde şehit olan arkadaşlarından nöbet almak için bekleyen Mehmetçiğin Kur’an okuyarak ve dua ederek birkaç dakika sonra öleceğini bilerek, ilk siperlerdeki yerlerini almak için sakin sakin yürümeleri, dünya savaş tarihinde eşi bulunmayan “Vatan, Millet, Şeref ve Namus” anlayışının timsali olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Türk’ün Büyük Önderi Mustafa Kemal ATATÜRK bu savaşlar sırasında Anafartalar’da doğmuş, Gelibolu’da yücelmiş, İstiklâl Harbinde Türk’ün kaderi olmuştur.
Ey analarının kınalı kuzuları, babalarının koç yiğitleri huzur içinde uyuyunuz. Sizlerin huzurunda ant içiyoruz ki, Anafartalar’da ki gibi Türkiye’ye hücum da etseler, Arıburnu gibi direniriz. Conkbayırı’nda ki gibi kalbimizden şarapnelle de vurulsak da, Çimenlik Kalesi gibi dim dik ayakta dururuz. Namazgâh Tabyası gibi toplarla dövülsek de, Kilitbahir Kalesi gibi sağlam dururuz. 57nci Alay gibi gerektiğinde son neferimize, son nefesimize kadar mücadele ederiz.
Seyit onbaşım, sen sadece 215 kiloluk o mermiyi değil vatanı kaldırdın. Yahya çavuş, sen bir takımla İngiliz’e karşı destan yazdın, Sen şehidim, barut kokusunu, yârinin, eşinin, yavrunun, ananın kokusunu tercih ettin. Aziz hatıranı minnet ve şükranla anıyorum.
Bizlere bağımsız, başı dik bir ülke bırakan başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, cumhuriyetimizi korumak ve kollamak ülküsüyle, ülkemizin varlığı ve bütünlüğü için dün olduğu gibi bugün de hiç düşünmeden canını vermiş tüm şehitlerini rahmet, gazilerimizi minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyoruz.